31 Mayıs 2009 Pazar

Aysegul Doktorda

.




Sonunda Botox yaptirdim. Simdi beni taniyanlar diyecek ki ne botoxu ya! Ama yaz geldi ve havalar benim icin simdiden cok isindi. Yaz aylari benim icin bir kabus seklinde geciyor ve hicbir zaman istedigimi giyemiyorum. Su guzelim gunlerde siyahlara burunmek zorunda kaliyorum cunku acaip terliyorum ve ter izi renkli kiyafetlerde daha cok belli oluyor. Ama artik cok mutluyum. Gecen hafta Amerikan Hastanesinde kol altlarima Botox yaptirdim. Once biraz uyusmasi icin bir krem suruldu ve bir saat sonra uygulama yapildi. Kol altlarim orumcek agi gibi mor kalemle cizildi ve botox yapildi. Biraz aci hissettim ama sonuc muhtesem. Tabi bu mutluluk karsisinda hizimi alamadim ve kendimi BCBG'de buldum. Artik turkuaz ipek bir elbiseye ve terlemeyen kol altlarina sahibim.


Resimler http://dermadoc.co.uk ve http://www.bcbgmaxazriagroup.com adreslerinden alinmistir.

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Aysegul Mutfakta 2

Gecen haftalardaki yemek kursundan aldigimiz keyif karsisinda Misra'yla beraber yeni bir yemek konusu uzerine daha uzmanlasmaya karar verdik. Delicatessen'den aldigimiz ikinci kursun adi "Yemegin Yaninda". Gecen sefer cok ac olmadigimiz icin yaptigimiz makarnalardan birer catal alabilmistik ama bu sefer akillanmis ac gitmistik. Ve sonuc bos tabaklar...

Bugun neler yaptigimizi uzun uzun anlatmak yerine sizlere gorsel bir solen hazirlayip agizlarinizin sulanmasinin daha iyi bir fikir oldugunu dusundum. En cok yorum alan yemegin ise tarifini haftaya yayinlayacagim. (bu isterseniz makarnalardan da olabilir ve bir de suprizim olacak.)


izgara sebze salatasi




bugday risotto


patlicanli cam fistikli yasemin pilavi




firinda rezene



limoncellolu risotto



firinda kok sebzeler

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Aysegul Bodrum'da

Bu haftasonu babamin hayallerinin pesinden kostuk. Su hayatta en cok istedigi sey emekli olup Bodrum'a yerlesmek. Bizde sicak bahar gunlerini firsat bilip en sevdigimiz yolculuk sekli olan arabayla Bodrum'a dogru yola ciktik. "Her tatil Ido'yla baslar" sloganiyla 7de Yenikapi'dan Bandirma'ya dogru yola ciktik. Oglene dogru Akhisar'da Kofteci Ramiz'de 1'er porsiyon kofte piyazdan sonra Manisa'da otelde yer ayirtmak geldi aklimza ve Divan Palmira'yı aradik. Sonucta artik kalicak cok guzel bir yerimiz vardi.




Otele vardigimizda hem cok acıkmıs hem de cok yorulmustuk. Babam da ben de acliga dayanamadigimizdan Yalikavak'taki Balikci Sait'e gitmeye karar verdik. Kesinlikle cok dogru bir secimdi. Mezeler ve baliklar cok taze ve cok lezizdi. Ben cok buyuk bir jumbo karides babamda barbun yiyerek midemize bayram ettirirken, gun batimida gozlerimize ziyafet cektirdi.









Guzel bir uykunun ardindan cok sicak bir gune uyandik. Kedilerle beraber yaptigimiz cok siki bir kahvaltinin ardindan kendimizi gunesin kollarina attik. Her ne kadar babama Bodrum'da nasil bir yasam firsati buluruz diye bakmaya gitsekte otelden pek fazla ciktigimiz soylenemez. Bu yuzden ben bir istakoz oldum; acaip yandim ama cok mutluyum yavas yavas karariyorum.





Son aksamimizda yakin dostlarimiz bizi evlerinde agirladiktan sonra Turkbuku'nde Miam'a goturduler. Tek kelimeyle muhtesemdi. Turkbuku'nde kesinlikle gidilmesi gereken bir yer.





(bu resim http://www.golturkbuku.com/ sitesinden alinmistir.)


Cok guzel bir geceden sonra ertesi gunku yol icin hazirlandik ve yeni arkadaslarimla vedalastim. Onlar her zaman orada gorebileceginiz Daisy, Toro, Munevver, Ordek Ailesi ve daha niceleri. Her ne kadar hayvanlari dogal ortamindan etmek icin ugrasan insanlar olsa da onlarin daha uzun yillar orada yasayacaklarina inanmak istiyorum. Bir bayan Divan Palmira'da kedi olmamasi gerektigine inaniyormus ve kediler ona bakiyormus bu yuzden kedilerin otelden atilmasi icin inanilmaz buyuk bir yaygara kopardi. Sonucta kedilerin kazanmasini cok isterim.








Pazar gunu erken yola ciktik; her yerimde yanik acisi, agzimda guzel bir tat, mutluluk ve huzurla Istanbul'a geri donduk. En yakin zamanda yeniden gitme istegiyle doluyuz.

26 Nisan 2009 Pazar

Aysegul Mutfakta

Sonunda kac zamandir Mısra'yla gitmek istedigimiz yemek kursuna gidebildik. Istinye Park'taki Delicatessen'in Makarnalar kursuna katildik. Kursta mantarli ravioli ve tortellini, ıspanak, havuc ve ricottali canneloni, limon soslu karidesli linguini, fettucini alfredo, dometes soslu fettucini, kum midyeli linguini yaptik. Kendimiz yaptik diye soylemiyorum ama hepsi cok muhtesemdi. Once hamurumuzu hazirladik. Daha dogrusu "Kitchen aid" adli alet bizim icin hazirladi. Irmiksiz bir makarna hamur karisimi yaptık sadece un ve yumurta... Hamurun icine tuz koymadik cunku hamur yumusasın diye dolapta beklerken tuz onu karartiyor.

Hocalarimiz



video

Dolapta 1 saat beklemis olan hamurumuzu oklavayla makarna makinesine sigacak sekilde actik ve makineyle farkli kalinliklarda fettucini ve linguini olarak kestik. Ravioli kaliplarinda mantarli ravioli hazirladik ve yuvarlak kalıplarla hamuru keserek ve elimizle kapatarak mantarli tortelliniler hazirladik. Bu konuda ben biraz beceriksizdim her seferinde farkli bir kapatma sekli yapsamda sonunda becerebildim. Ama Misra dogustan bir tortellini ustasi.
















Makarna kesimini bitirdikten sonra sirada onlari muhtesem soslarla pisirip afiyetle yemek vardi. Tarifleri vermeyi isterdim ama bence herkes gidip Delicatessen'le bu zevki yasamali. Hem sarap esliginde yaptiginiz yemeklerin keyfine variyorsunuz hem de nasil yapıldiklarini ogreniyorsunuz.


Muhtesem limon soslu karidesli linguini


Havuclu, ispanakli, besamel soslu Canneloni


Besamel sosu hakkinda kucuk bir puf noktasi; eger ocaktan aldiktan sonra ustunun kabuk tutmamasini istiyorsaniz uzerini cok ince bir tabaka halinde suyla kaplayin.


Cherry domatesli Fettucini

Cherry domatesleri soymak icin once sicak suya sonrada soguk suya atarsaniz cok kolay kabuklarindan ayirabilirsiniz.

Fettucini Alfredo





Yaban Mantarli Tortellini


Kum Midyeli Linguini

Misra makarnamizi afiyetle yerken



21 Nisan 2009 Salı

Aysegul Manolyalarin Pesinde


En sevdigim mevsim olan ilkbahar sonunda geldi. Agaclar yeserip, cicek actilar. Her taraf lalelerle suslendi. Ama benim icin en onemlisi 'manolya' agaclarinin bazilari acti. Beni taniyanlar manolyaya olan duskunlugumu bilirler. En sevdigim manolya agacini seyredip muthis bir goz ziyafeti cekmek icin bol bol sahil turlari yaptim. Favori agacim resmini gordugunuz yapraksiz manolya Bebek yokusunun ustunde yasiyor. Ama yavas yavas ciceklerini dokmeye basladi; o yuzden onunla bir daha ki nisana kadar vedalastik en guzel halindeyken. Simdiyse yaprakli manolyanin acmasini heyecanla bekliyorum. Umarim dogum gunume yetisir. Gerci yetismesse annem buna bir cozum buldu ve dogum gunu hediyemi epey bir once alarak beni cok mutlu etti.
Dogum gunu hediyem Alexis Bittar'dan manolya bros. O kadar guzel ki onu her gun takmak istiyorum. Bu sezon favorim olan uzun, bol, erkeksi ve renk renk aldigim ceketlerle cok havali duruyor.


Bir cok kadin gibi benim de moda ikonlarimdan biri Coco Chanel'dir. Ama beni digerlerinden ayiran Chanel'in manolyalarina da olan bagimliligim. Hediye paketlerini manolyayla tamamlamalari cok mukemmel. Boylece icinden ne cıkacagini tahmin etmeye calisirken manolyayla ilgilenebiliyorum. Bora'nin aldigi Chanel kolyeyi cok severek takiyorum ve manolyali paketini de sakliyorum ve manolyalarin pesinden kosmaya devam ediyorum.





20 Nisan 2009 Pazartesi

Aysegul Muzede

Hava cok guzeldi ve ise gitmem gerekmiyordu. Cok uzun zamandan beri muzeleri tekrar gezmek istiyordum. Turkiye'de ki muzelerde yapilan uzun tadilatlar yuzunden her ziyaretinizde yeni şeyler gorebilmeniz mumkun. Bu geziyi Bora'yla beraber yaptık. Rotamiz Sultanahmet'ti. Ulasim icin cok karmasık bir yol vardi onumuzde. İlk once Levent'ten metroya, sonra Taksimden finikulere, Kabatas'tan da tramvaya bindik ve Sulatanahmet'e ulastik.

Ilk baslangic noktamiz "Million" tasiydi. Dünyanın sıfır noktasini , merkezi ya da Bizanslılar'ın deyimiyle dünyanın başladığı yeri işaretleyen tasi gokte ararken yerde bulduk. Elimdeki kitap İstanbul'da gorulmesi gereken yerleri anlatiyor ve icinde Million tasi da var. Biz adresi ararken bir anda hic beklemedigimiz anda karsimiza cikti. Boylece eskiden dunyanin baslangici kabul edilen Million bizimde gezimizin baslangici oldu.


Sonraki duragimiz ve cok eglenerek gezdigimiz yer Arkeoloji Muzesi'ydi. İlk giriste kendimize Muze Kart cikarttik boylece bedavaya gezebilme imkani sagladik. Arkeoloji Muzesi'nin en onemli parçalarından biri Kades Antlasmasi. Inanilmaz bir şey o zamanda neler yapmis insanlar. Zamaninda bir yerde okuyup da mesaj attigim dunyanin ilk ask siirini beraber okuduk.



Damadım, kalbimin sevgilisi
Güzelliğin büyüktür baldan tatlı
Aslan, kalbimin kıymetlisi
Güzelliğin büyüktür baldan tatlı
Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır
Yatak odasında bal doludur
Güzelliğinle zevklenelim
Aslan seni okşayayım
Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır
Damadım benden zevk aldın
Annem söyle sana güzel şeyler verecektir
Babam, sana hediyeler verecektir.
Sen beni sevdiğin için
Lütfet bana okşayışlarını
Benim Tanrım, benim koruyucum
Tanrı Ellil'in kalbini memnun eden Şusin'im
Lütfet bana okşayışlarını


Keske bu zamanin kadinlari da bu kadar acik yurekli, basit, anlasilir olabilseler.

Arkeoloji Muzesinin heykeller bolumunun her kosesinde bir guzel sanatlar ogrencisi bulabilmeniz mumkun. Biz de onlari fazla rahatsiz etmemeye ozen gostererek heykelleri incelemeye basladik. Benim heykellere karsi bir zaafim var; onlari ellemek istiyorum. Hicbir guvenlik gorevlisi bir sey demesede Bora bana kiziyor ama ben o bakmazken bir kaç tane elleyebildim ama tabi ki yakalandim cunku onlarin guzellikleriyle buyulenmisken ellerimi bir turlu cekemedim.





Arkeoloji muzesinde epeyce vakit gecirip her seyi inceledikten sonra Topkapi Sarayi Muzesi'ne gittik.Orda benim icin en onemli yer 'Hazine'. Muhtesem ve kesinlikle bir kac kez gorulmesi gerekir. Kasikci elmasinin pariltisinda kaybolmamak mumkun mu? Hele de benim gibi biri o yuzden Topkapi Sarayi'nda butun vaktimizi hazinede gecirdik. Ben buyulenmis vaziyette butun parcalari tek tek inceledim ve hepsinden istedigimi Bora'ya bildirdim.

Karnimizin cok acikmis olmasindan dolayi gune uygun bir yer secip yemegimizi Fatih yakinlarinda Zeyrekhane'de yedik. Ozellikle kofteli eristesini ve sutlacini tavsiye ediyorum. Gunumuzu Hacivat Karagoz Neden Olduruldu? filmini izleyerek tamamladik.

Merhaba,
Aysegul Nerede? blog yazilari benim icin bir ilk olacak.
Cok sevgili arkadasim Yasemin Ustay'ın begenerek takip
ettigim blogundan sonra bende yazmaya karar verdim.
Kucukken okudugum AYSEGUL masallarından esinlenerek
her gittigim yerdeki kucuk maceralarimi sizlere aktarmak
istiyorum. Umarim begenirsiniz. Sevgiler..
Aysegul KARA